İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Kitap Özeti
  3. Beyaz Gemi Kitabı Özeti – Cengiz Aytmatov

Beyaz Gemi Kitabı Özeti – Cengiz Aytmatov

Beyaz Gemi Özeti

Beyaz Gemi özeti ya da kitabın tamamın okumaya başlamadan önce bilmelisiniz ki eğer hayal kurmayı seviyorsanız, bu kitap sizin çok hoşunuza gidecek. Küçük bir çocuğu konu alalım. Bir vadi çevresinde küçük bir insan topluluğu ile birlikte hayatını idame ettirme zorunluluğu bulunan çocuğun tek seveni dedesidir. Fakat diğer topluluğun vermiş olduğu mutsuzluk üzerine hayal dünyasında kurguladığı mutluluğu işlemektedir. Hayal dünyasındaki en önemli parametre de babasını getirecek olan Beyaz gemiyi bekleme hikayesi…

Kitabın Tarihi – Özeti ve İçeriği

Beyaz Gemi özetine geçmeden önce sizlere yazarı ve yayınlanış tarihi hakkında kısa bilgilendirmede bulunalım. Kitap ünlü bir yazar olan Cemile Cengiz Aytmatov tarafından 1970 yılında kaleme alındı. Romanda iki önemli kahraman var. Bunlar 7-8 yaşlarında olan küçük bir çocuk ve bu çocuğun Dedesi olan Mümin dede. Romanda çocuğa bir isim verilmeden kitaba ayrı bir gizem katılmış. Hikâyenin büyük bir çoğunluğu da bu çocuğun etrafından dönüyor.

Işık Göl çevresinde yaşayan çocuk; teyzesi, teyzesinin kocası, dedesi ve ninesinin dışında çok sevdiği köpeği olan Beltek ile birlikte yaşamaktadır. Babası ve annesi tarafından sahipsiz bırakılıp terk edildiği içinde çocuğa dedesi sahip çıkmış. Romana konu olan gölün çevresinde yalnızca 3 adet ev bulunuyor. Bu evlerin birisinde Mümin dedesi, Ninesi ve çocuğun kendisi yaşıyor. İkinci evde ise çocuğun halası olan Bekey ve korucu başı olan kocası Orozkul’la birlikte yaşamaktadır. Üçüncü evde de İşçi olan Seydahmet, küçük kızı ve karısı olan Gülcemal ile birlikte yaşıyor.

Beyaz Gemi Özeti

Beyaz Gemi özetinde bu ortam üzerinden ele alınabilir. Kahramanımız olan küçük çocuğumuz oldukça hayalperest bir yapıda. Yaşayamadığı mutluluğunu düşlerinde arıyor ve onlarla mutlu olabilmek için çabalıyor. Çevresinde oyunlar oynayıp sohbet edebileceği hiç arkadaşı bulunmuyor. Çocuğun bütün hayatı dedesi üzerine kurulmuş. En sevdiği şey yine dedesinin ona dere yatağı içinde yapmış olduğu gölet. Yaşadığı yalnızlık hissiyatı yüzünden bu göletin çevresinde bulunan taşlara isimler vererek onlarla oyunlar oynuyor. Vazgeçemediği dürbünü ile etrafı izlemeyi çok seviyor. Özellikle de her akşam yalnızca 3-4 dakika boyunca görünen ve daha sonra da kaybolan Beyaz gemiyi izlemeyi…

Beyaz Gemi Özeti Devamı… 2#

Beyaz gemi onun için o kadar önemliydi ki… Bunun nedeni de kendisini terk edip giden babasının bu geminin kaptanı olduğuna inanmasıydı. Hatta kendini buna o kadar çok inandırmıştı ki gün gelecek ve  bir balığa dönüşerek gemiye kadar yüzerek babasına kavuşacaktı. Kim bilir hayal gücünün bu kadar geniş olmasının bir nedeni de dedesinin ona anlattığı ve kendisinin de büyük bir dikkatle dinlediği masallardır. Dedesine göre nesilleri Boynuzlu Maral Ana’dan gelmektedir. Maral Ananın da onları devamlı koruduğunu düşünüyor. Küçük çocuğumuz bu hayalleri içinde büyüyüp gidiyor. Büyüdüğü içinde artık okul çağı geliyor ve okula yazılıyor. Fakat mesafe o kadar uzun ki… Öyle ya yaşadığı yerde 3 ev dışında bir şey yok. Uzaklık nedeniyle Mümin dede torununu devamlı okula götürüp getirmek zorunda kalıyor. Bunu hiçbir zaman aksatmıyor. Tek bir aksatması ise hikâyenin neredeyse tamamına konu oluyor.

Beyaz Gemi özetinin temeli de bu olaydan sonra başlıyor. Geç kaldığı için üzüntülü bir şekilde okula giden Dede yolda torununun öğretmeni ile karşılaşır. Dede gelmediği için Öğretmen kahramanımızı yalnız bırakmak istemez ve evine götürmek için yollara düşmüştür. Dedesi ile karşılaşan çocuk onunla göz teması kurmuyor ve hiçbir şekilde konuşmuyordu. Kendisini almaya gelmediği için onu suçluyor ve küsmüştü. Dedesi torunun gönlünü alabilmek için Maral Ana’yı gördüğü hikayesini uydurdu. Bu yalandan sonra da art arda yaşanan olaylar gelişmeye başladı.

Bir önceki yazımız olan Küçük Prens Kısa Özeti başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

Yorum Yap